Anasayfa / BASINDA ÇIKAN MAKALELER / CEFA ÇEKENLERİN ZEKASI YENİ NESLİN AKLI

CEFA ÇEKENLERİN ZEKASI YENİ NESLİN AKLI

Bugün keşfedilenler, icat edilenlerin temelleri geçmişteki ilkel insanların mükemmel zekâları sayesinde atılmıştır. Yüksek teknolojinin hüküm sürdüğü şu çağda icat edilen tüm cihazların keşif yolculuğu geçmişe dayanıp ve çağımız insanının bilgi birikimi sayesinde geliştirilerek, daha modern hale getirilmiştir.

Edison’un üstün zekâsı olmasaydı bugünkü modern LED ampul geliştirilebilir miydi?

Wilbu ve Orville WRİGHT kardeşler uçağı icat etmeseydi bugünkü okyanus aşırı uçaklar yapılabilir miydi?

Alexander GRAHAM BELL telefonu icat etmeseydi bugünkü ileri teknoloji telefonu kullanabilir miydik?

Şirketlerin ilk kurucu patronunun, kurucu ortak ve kurucu çalışanların üstün zekası ve üstün gayretleri sayesinde, ŞİRKETLER daha başarılı, daha deneyimli kadrolara sahip olmuşlardır. Yeni nesil başarıların mihenk taşını, kurucu yöneticiler ve kurucu çalışanlar döşemiştir.

Geçmiştekilerin zekâlarının mükâfatını yeni nesiller toplarlar. Yeni nesiller bu ödülün karşılığını eski çalışanlara sadakat ve saygı olarak sunmalılar.

Her kurucunun anlattığı cefa içerikli bir hikayesi vardır. Başarılarının gizemli şifresi bu hikâyenin (çekilen cefanın) içinde gizlidir.

Yeni neslin anlatacakları hikâyeleri oluşunca kurucuların zekâsını üstün sayar, kendi aklının da onun ürünü olduğu bilincine varır. Onlarla onur ve gurur duyar.

Bağlılıkların zayıfladığı, rekabet ve teknolojinin bizleri birbirimizden uzaklaştırdığı, içten pazarlıkçılığın ve öz çıkarın tırmanışa geçtiği bireyler ile şirketler arasındaki toplumsal anlaşmanın dağıldığı (bozulduğu) şu günlerde insanların, uzlaşıya dürüstlüğe her zaman kinden daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar.

İlk çağlardan şu günümüze kadar yaşayan insanlar bir topluluk kurabilmek ve bu toplulukta (şirkette) yerini alabilmek için her zaman kendini (haklarını) koruyacak bir LİDER’ e ihtiyaç duyarlar.

İnsanlar, dahil olduğu topluluklarda, şirketlerde kendisini güvende, umutlu ve saygın hissetmek ister.

Topluluk ve şirketlerin insan vücudu gibi içten ve dıştan birbiriyle bağlantılı olduğu bir EKO SİSTEMDİR.

Bedenimizde her şey normal seyrinde gittiğinde bu organik bağı anlayamaz ve algılayamayız. Ne var ki; bir organımızda bir aksaklık, rahatsızlık olduğunda diğer organlarımızın bundan etkilendiğini görürüz. Yaşam kalitemizin bozulduğunu hatta çaresiz rahatsızlıklara maruz kalırız. Bu nedenle hem şirketin tüm organlarını (departman) hem de vücudumuzun tüm organlarını hor kullanmamalıyız. Onları onure edip korumalıyız…

Beden sağlığı için imbikten sızan zeytinyağı ile beslenmeli.

Akıl sağlığı için ise erdemli akil insanın sözü ile beslenmeli.

 ERDEMLİ İNSANLIK, YETİŞTİRDİĞİ FAYDALI İNSANLARLA TESCİLLENİR.

Erdemli, akil insan deyince, MERHUM RECAİ İSKENDEROĞLU’NUN BANA NASİHAT VE TAVSİYELERİNİ aktararak, O’nun ismini burada “YAD ETMEK” istiyorum:

Sayın Recai İSKENDEROĞLU Ağabey ile 1996-2000 yılları arasında Ankara da sık, sık bir araya gelip sohbet etme imkanı bulmuş şanslı kişilerden biriyim.

Sayın Recai İSKENDEROĞLU donanımlı ve yüksel zekası ile örnek alınabilecek iyi bir siyasetçi, yüreği insan sevgisi ile dolu deneyimli bir devlet adamıydı.

1926 yılında Diyarbakır da  doğmuş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu, avukatlık yapmış ve T.B.M.M..’ de dört dönem Milletvekilliği yapmış, İmar ve İskan Bakanlığı yapmış, 2 Mayıs 2000 yılında vefat etmiş, deneyimli yüksek bir şahsiyetti.

NASİHAT VE TAVSİYELERİ

“Çocukluk yıllarından ortak hatıralarını konuşabileceğin, hayat standardı, senin hayat standardından düşük veya eşit olan iki arkadaşını muhafaza et ve ayda bir gününü onlara ayır.

Okul yıllarında ortak hatıraları konuşabileceğin hayat standardı, senin hayat standardından düşük veya eşit olan iki arkadaşını muhafaza et ve yılda birkaç kez onlarla görüş.

İş hayatında birlikte çalıştığın ortak hatıraları konuşabileceğin hayat standardı, senin hayat standardından düşük veya eşit olan iki arkadaşını muhafaza et ve ayda birkaç kez onlarla görüş.

Sosyal hayatta ortak görüş ve düşüncelere sahip olduğun birkaç ortak hatıralarını konuşabileceğin, hayat standardı ve kariyeri senin standardına ve kariyerine yakın birkaç arkadaşını muhafaza et ve onlarla haftada birkaç gün görüş.

Aileden, akrabalardan en az iki kişi ile arkadaşlık yap ve fırsat buldukça aile ve köy meselelerini konuş. Aile ve köyün sorunlarına kendi payına düşene faydalı olmaya çaba ve özen göster.

Özellikle 20 yıllık arkadaşlarını kaybetmemek için çok özen ve özveri göster.

Makam sahibi arkadaşların makamdan ayrıldığında onlarla dostluğunu ve irtibatını devam ettir.

Haftada bir gün kendine ait özel bir günün olmalı.

Boş zamanlarda meşgul olabileceğin bir hobi geliştir. Hobi, senin keyif alabileceğin, topluma faydalı olabilecek bir faaliyet olmalı.

Ailene yetebilecek en az bir aylık nakit para biriktir.

Çaresiz ve çözümsüz olaylarda, aklını koruyabilmek için deşarj olabileceğin, bir mekan kutsal bir yerin olmalı ve oraya fırsat buldukça gitmelisin.

Bayramlarda ziyaret edebileceğin birkaç akraba, aile büyüğün olmalı ve onları ihmal etmemeye özen göster.

İmkânların dâhilinde bir çocuğa manevi babalık yap ve onu okut.

Özellikle 50 yaşından sonra kin ve nefret duygularından arın.

50 yaşından sonra AFFETME kabiliyetini geliştir.

60 yaşından sonra en çok önemseyeceğin şey sağlıklı beslen ve sağlıklı yaşamaya özen göster.

60 yaşından sonra mal, mülk edinme hırslarını dizginle, gelecek kaygısından kurtul.

Alkol ve tütün mamulleri kullanmamaya özen göster. Kullanacaksan da kederden değil, keyiften içmelisin.

Kariyerin ve servetin ne olursa olsun, aileni bulunduğun standardın altında bir hayat standardı yaşatmaya özen göster ki kariyer ve servet kayıplarından ailen sosyolojik ve psikolojik olarak fazla etkilenmesin.

Davet edildiğin düğün ve resepsiyon toplantılarına katılmaya özen göster.

Tanıdığın tüm insanların cenazelerine giderek taziyede bulun.

Fırsat buldukça denizde yüz ve doğaya giderek gez, huzuru oralarda ara.

Çocuklarıyın sana nasıl davranmasını istiyorsan, sende anne babana öyle davran.

Çocuklarına küçük yaşlardan itibaren tasarruf etmeyi ve para kazanmayı öğret.

Birkaç çeşit yemek ve meze yapmayı öğren ve fırsat buldukça yaparak arkadaşlarına ikram et.

Zaman zaman huzur evi ve çocuk esirgeme evlerine, engelliler okuluna, çocuklarınla giderek onlarla sohbetler yapın ve halinize, aile sağlığına şükretmeyi öğren ve öğret.

Yılda en az bir kitap oku.

Bunları yaparsan yaşlılık yıllarında sohbet edebileceğin dostların olur. Aksi takdirde yalnızlık çekersin. Yaşlılık yıllarında bunların dışında edindiğin arkadaşlar, seninle sohbet etmek yerine kendilerinin çocukluk, mahalle ve okul arkadaşları ile dostluk kurup onlara zaman ayıracaklarından, sen yine yalnızlık çekersin.

Bir hukukçu,

Bir siyasetçi,

Bir doktor ve

Birde zengin bir arkadaşın olsun. Onlara da akıl danışırsın.

Ben bunu böyle öğrendim, gördüm, öyle bilirim. Sende bunları bil böyle olmaya çalış ki, yaşlılık yıllarında huzura er. Aksi takdirde, yaşlanınca yapayalnız kalıp, çekilmesi, yaşanması (yaşlılık) zor bir olgu olur” demişti.

Ben merhum Recai Ağabeyim nasihat ve tavsiyelerini, mümkün olduğunca yerine getiriyorum.

Hobi olarak kitap yazıyorum, gazetelere makaleler yazıyorum.

Fırsat buldukça huzur evlerine, çocuk sevgi evlerine gidiyorum. Onların sorunları ile ilgileniyorum. Otistik çocukların eğitimlerine katkıda bulunmaya çalışıyorum.

Üniversitelerde sosyal içerikli konferanslara konuşmacı olarak dahil oluyorum.

BENZER SOSYAL İÇERİKLİ FAALİYETLERDE BULUNMAM BANA SINIRSIZ MANEVİ HAZLAR VE KAZANÇLAR SAĞLAYABİLMEKTEDİR.

KISACASI; EKİNCİLER HOLDİNG’te kazandığım deneyim ve tecrübelerimi topluma hizmet olarak sunmaya çalışıyorum. MANEVİ KAZANÇ PEŞİNDEYİM.

SON SÖZ:

–     Eskilerin zekâları, takdir ile tescillenir. Yenilerin başarısı ise övülerek gelecekte tescillenmeye sevk edilir.

–     Sanayii yoksa ne işyerinden, ne kamu kuruluşlarından, ne de müşterilerden söz edilebilir.

–     Sanayii tüm olguların temel direğidir.

Rapor Dergisi – Nisan 2013

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

Çocuk Deyip Geçme, Onda Ezber Bozan Ne Hünerler Var

İskenderun’da son aylarda İskenderun Kaymakamı, Sayın Ali İhsan SU ile İlçe Emniyet Müdürü Cengiz BAŞAR’ın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir