Anasayfa / STRES / TÜRK TOPLUMUNDA STRESİN KAYNAĞI

TÜRK TOPLUMUNDA STRESİN KAYNAĞI

TÜRK TOPLUMUNDA STRESİN KAYNAĞI

Türk insanı, geçimlerini sağlayacak işler yerine, kendilerine sosyal çevre kazandıracak, saygınlıklarını artıracak, başarılı ve karizmatik duygusu (imajı) yaratacak işlere yönelmektedirler.

Kendi imkanları ile kendi hayatlarını yaşamak yerine, başkalarının hayatlarına paralel yaşamaya çalışmaktadırlar. Bunun uğruna da, ailelerini ve sağlıklarını ihmal (feda) edebilmektedirler.

Bu yaşam felsefesi;

Uzun vadede RUH VE BEDEN SAĞLIĞI üzerindeki olumsuz sonuçları içinde barındırmakta ve birey ve aile fertleri için büyük streslerin ciddi tetikleyicisidir.

İnsanlar doğup büyüdükleri ve ailesinin yaşadığı sosyo-kültürel ve ekonomik yapıdan sıyrılıp, daha büyük ve alternatifi yüksek kentlere yerleşiyorlar. Burada amaç; farklı ve daha iyi sosyo-ekonomik düzeye ulaşmaktır. Bu, her insanın doğasında bulunan bir yaşam ve mücadele tarzıdır.

Çünkü, materyalist yapıda olan tüm toplumlarda, insanın değeri ve başarısı (kariyeri); bulundukları mevkiler ve himayelerindeki menkullerle değerlendirilir. Oturdukları malikhaneler ve bindikleri arabalar kadar değerlidir.

Kısacası, sürekli kazanmak ve daha iyisini almaktır. Alımlarda, zaruri ihtiyaçtan çok daha iyisini ve daha fazlasını almak ve neticede, daha üstün ve güçlü olma “egosu”dur.

Bu egonun da çok büyük bir bedeli olduğunu her insan idrak edemez. İdrak etse de, iradesini ortaya koyamaz. Bu yaşam tarzı devam eder gider.

Maddi tatminsizlik, sosyo-ekonomik kuralları içerisinde, aile huzursuzluğuna dönüşür.

Aile huzursuzluğu ile manevi tatminsizlik (huzursuzluk) birleşerek, STRES’i ortaya çıkarır.

İnsanlarda stres, ortamda ne olduğuna bağlı olarak değil, insanın olana nasıl tepki verdiğine bağlı olarak ortaya çıkar. İnsanların doğasında, yaşantılarını sosyo-ekonomik yapılarını , daima, kardeşlerle, akrabalarla, komşularla, mesai arkadaşları ile, rakipleri ve kin güttükleri insanların yaşantıları ile mukayese ederler. Daima onlardan daha güçlü olma sendromuna girerler.

 

BU YAŞAM TARZI KENDİ İÇİNDE ÜÇ GRUBA AYRILIR;

–         İhtiraslı yaşam, Tatminsizlik;

Yaşantım diğerlerinden neden kötü der ve yaşam standardını yükseltmek için sürekli yarışa girer. İş hayatı sürekli risk altındadır.

–         Bastırılmış İhtiraslı Yaşam, Şükürcülük;

Yaşantım diğerlerinden çok şükür daha iyi der, hayat standardını, günün standartlarına göre stabilize eder.

Fırsatları kollar ve değerlendirir. İş hayatı zaman içinde nadiren risk altındadır.

Bu grubun en ciddi sendromu, yaşantısında kendine kriter olarak seçtiği aile yaşantılarını sürekli gözetleme davranışıdır.

–         Kaderci Yaşam, Maneviyatçılık;

“Benim ve çocuklarımın rızkını Allah takdir etmiştir. Benim görevim bu rızkı çalışıp toplama ve aileme takdim etmektir” der ve “yaşantımız bu olmalı” der ve kendileri için kendi hayatlarını (hayat standartlarını) yaşarlar.

İlk iki gruba dahil olan insanlar ve aileleri, hayatı bir yarış olarak algılar ve kendi hayatını, başkalarının yaşantısı olarak yaşarlar.

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

STRESTEN KAYNAKLANAN HASTALIKLAR

STRESİN İNSANDA MEYDANA GETİRDİĞİ HASTALIKLAR İKİ GRUBA AYRILIR; a)Psikolojik (psikiyatrik) Hastalıklar; Anoreksia Nevroza – Beslenme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir