Anasayfa / STRES / STRES NEDİR?

STRES NEDİR?

Vücudumuzu meydana getiren organlarımızı, görevlerini, diğer organlarla ilişkilerini incelerken, çok detaya girmeden yüzeysel işledik. Ancak, en çok hangi oluşum ve olaylardan etkilendiklerini biraz daha teferruatlı incelemeye çalıştık.

Bu inceleme de gördük ki;

Bütün organlar enerjisini beyinden almakta ve emirleri de beyinden almaktadır.

Tüm organlarımızı etkileyen en ciddi oluşum ve olayın da “STRES” olduğunu gördük.

STRES; Çince’de stres kelimesi tehlike ve fırsat kelimelerinin sembollerinin karışımıdır.

Stres bu iki kavramı paylaşmaktadır. Her problem çözümünü de içinde saklamaktadır;

Stres altında olduğumuz her an enerjimizi hem yıkıcı, hem de yapıcı kullanma potansiyeline sahibiz demektir.

Fiziksel göstergeleriniz ne olursa olsun, stres daima PSİKOLOJİK sonuçlar doğurur.

Pek çok insan yaşamını öfke, üzüntü, keder, korku, endişe ve diğer olumsuz (elde edemediği, haksızlıklar, ümitsizlikler, çaresizlikler, karşı koyamadığı, tahammül edemediği) duyguların içinde yaşar. Bu tür olumsuz duygular kronik bedensel-psikolojik rahatsızlıklara neden olurlar. Bu oluşumlar;

Temel yaşamsal enerjimizi yağmalarlar. Bu oluşumlara, insanda, karşı tepki oluşur. Buna “STRES” denir.

Stresin en basit tanımı, isteklerimize karşı gösterdiğimiz tepkilerimizdir. Bizler, stresin başkaları tarafından bizlere yapılanlardan doğduğuna inanırız. Bu doğru değildir.

Gerçekte ise stres, bizim aşırı duygularımız ve isteklerimiz sonucunda ortaya çıkan durumlara karşı bizim göstermiş olduğumuz tepkilerdir.

“Beni kızdırıyorsun” diyen bir insan, şu gerçeği unutmaktadır;

Bir insan, başka bir insanın duygularını yaratması olanaksızdır. Kendi duygularımızı kendimiz yaratırız.

Kendi göstermiş olduğumuz tepkiler ile, başkalarının davranışını birbirine karıştırmamak gerekir.

Kendi duygularımızın sorumluluğunu başkalarına yüklemek yerine, sahiplendiğimizde, duygularımızı daha kolay kontrol eder, yaratıcı ve yapıcı şekilde kullanabiliriz.

Stres, Ruhun kendisi gibi soyut bir kavramdır. Görülmesi, dokunulması ve ölçülmesi olanaksızdır. Çeşitli spekületif yorumların çokluğu da bundandır. Ruhu ve stresi elektrik enerjisine benzetebiliriz. Elektrik enerjisinin varlığını gücünü ucuna takılan bir ampulü aydınlattığında, kontağı çevirdiğimizde motorun çalıştığında, elektrik arızası neticesinde tüm evin hatta bir şehrin ışıksız kalıp karanlığa büründüğünde elektriğin gücünü ve varlığını hisseder ve anlayabiliriz.

Stres, talepler karşısında vücudumuzun gösterdiği tepkiler toplamıdır. Günlük yaşantımızda olağan ve olmazsa olmaz bir parçasıdır. Stres az veya çok sık olarak hep vardır.

Streste sorun, nasıl algılandığındadır. Olumlu algılandığında sizi başarıya taşıyabilir. Bedeninize ve ruhunuza yoğun yakıtlar (salgılar) sağlayabilir.

Olumsuz algılandığında ve çok sık tekrarlandığında ise, tam tersi gelişmelerle olumsuz sonuçlar doğurabilir. Sizi umutsuzluğa ve hastalığa sürükler.

Yeni evlenen çiftlerden biri, evliliğin kendisine getireceği sorumluluk ve yükümlülüğü düşünürse aşırı strese girerken, diğer çift evliliğin kendisi için iyi bir eş, iyi bir aile yaşamı getireceğini düşünürse stres yerine kendisini aşırı mutlu hissedecektir.

Aynı hisleri hamile kalan bir bayan için düşünmek mümkündür.

Lapa lapa yağan kar, işine gidecek bir kişi için stres yaratırken, dağda kayak yapan biri için mutluluk verecektir.

Stresler, ya sizin yoğun talepleriniz neticesinde ya da başkalarının yoğun talepleri karşısında ortaya çıkar.

Kendi talepleriniz, sizin kontrolünüzde olduğundan, bu tür stresleri de siz yaratıyor olacaksınız. Stresten kurtulmak da sizin elinizde olacaktır.

Ancak başkalarının aşırı dayatmalarından kaynaklanan stresler, sizin kontrolünüzde olmayan streslerdir. Bu streslere maruz kalan kişilerde kontrol dışı rahatsızlıklar ve tehlikeli sonuçlar doğurur. Önce depresyona girerler. Akabinde hücre yıkımları ve çeşitli organsal (fiziksel) hastalıklar ortaya çıkar.

Ani stresler kandaki adrenalin seviyesini 30 kat artırır.

Aşırı uykusuzluk stres hormonlarını artırır.

Aşırı saldırganlık ve kızgınlık kolesterol ve sigaradan daha tehlikelidir.

Kalp krizi geçirme hissedildiğinde 325 mgr. Aspirin çiğnenmeli veya içilmelidir.

Depresyon ilaçları tedavi etmiyor, geçici rahatlatıyor. Daha sonra depresyonu tetikliyor.

Fluoxexine (prozac içerikli)

Venlafaxine (Efeksor içerikli)

Paroksetine (Seroksat içerikli)

Fiziksel stres                : Radyasyon sıcak-soğuk havanın etkisi.

Kimyasal stresler          : Alkol vb. içecekler. Kimyasal madde etkisi.

Biyolojik stres              : Virüs-bakteri etkisi.

Zihinsel stres                : Kaygı, kargaşa, korkular etkisi.

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

STRESTEN KAYNAKLANAN HASTALIKLAR

STRESİN İNSANDA MEYDANA GETİRDİĞİ HASTALIKLAR İKİ GRUBA AYRILIR; a)Psikolojik (psikiyatrik) Hastalıklar; Anoreksia Nevroza – Beslenme …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir