Anasayfa / ORGANLARIMIZ VE ETKİLEŞİMLERİ / BEYİN / MEDİTASYON VE DİNSEL YÖN. OBSESİF TEDAVİSİ

MEDİTASYON VE DİNSEL YÖN. OBSESİF TEDAVİSİ

OBSESİF KOMPÜLSİF BOZUKLUKLARININ

TEDAVİSİ

 Bu yöntem, kişilere, toplumlara hatta ülkelere göre değişken sonuçlar verebilen bir yöntemdir. Tibet’te masajla yapılan bir yöntem, Hindistan’da yapılan telkin yoluyla yapılan aynı hastalıklara uygulanan başka bir yöntemdir. Türkiye’de modern insanların uyguladığı meditasyon yöntemiyle tedaviye karşın, bazı kesimler, medyumlar vasıtasıyla bu tedaviyi uygulamaktalar. Bir diğer dini kesimin uyguladığı Ayet ve dualarla Obsesif Kompülsif bozukluğunu tedavi ettikleri görülmektedir.

Bütün bu tedavi yöntemlerinin tek bir amacı vardır; O da; Kişinin iç huzuru bulması, beynin sükunete erdirilmesi, en önemlisi de beyin ve hipofiz bezinin ihtiyaçtan fazla SEROTONİN salgılamasını sağlamaktır.

Bunların amaçları (bilmeden de olsa) aynı, yöntemleri farklıdır. Tıp tarafından uygulanmakta olan,

Elektroşok yöntemi,

Manyetik uyarı yöntemi,

İlaçlı tedavi yöntemi,

Tedavilerinde tek amaç, beyin dalgalarını dengeli hale getirerek, iç huzurun sağlanması, beynin sükunet içinde asli görevlerini yerine getirmesini sağlamak ve hedef olarak bedenin ihtiyacı olan başta en önemli olan SERATONİN salgısını salgılatmaktır.

ANOREKSİA NEVROZA HASTALIĞININ

OLUŞUMU

Bu hastalık en erken, çocukluk yaşlarda başlar, anne ve babanın çocuğa yeterince zaman ayırmaması, iletişim (sözel, dokunuş, okşama vb.) kuramaması neticesinde, çocuk çok küçük olmasına rağmen , çocukluk sezgileri ile bunu hisseder ve algılar.

Bu oluşum çoğu zaman, anne-baba arasındaki şiddetli geçimsizlikler ve tartışmalar, boşanmalar, ölüm, evi terk etmeler neticesinde ortaya çıkar.

Çocuk, sevgiden, şefkatten, ilgiden mahrum bırakıldığından, yalnızlığa itildiğinden sezileri onu strese sokar. Çocuk su içerken, yemeği çiğneyip yutarken (sezgileri) nefesinin kesileceğini ve nefessiz kalıp boğulacağını düşünerek, suyu içemez, yemeği yutamaz.

Hastalığın tek çözümü, çocuğun eksikliğini hissettiği sevgiyi, ilgiyi, şefkati davranışlarla yakın ilgiyle göstermek, değerli olduğunu hissettirmektir.

Çocuk sezgileri sayesinde bu duygular içerisinde stresten kurtulur. Yemek yiyip su içebilir hale gelir.

PİSİKİYATRİK HASTALIKLAR

Pisikiyatrik hastalıklar (Halk dilinde akıl hastalığı)

Nevrozlar,

Psikozlar olmak üzere ikiye ayrılır.

NEVROZLAR:

Organik bir sebebe bağlı olmaksızın, doğrudan doğruya çevreden gelen menfi tesirler sonucu şahısat ruhi çatışmaların ve düşünme bozukluklarının çıkması halidir.

Nevrozlar, çevre ile uyumsuzluklarına rağmen, gerçek hayattan kopmazlar. Probleminin farkındadır ve üstesinden gelemediği problemlerini şuuraltına atarlar.

Bu hastalık çoğu zaman çocukluk yaşlarda başlar.

Anne-babanın ayrılması,

Anne-baba baskısı,

Tutucu aile yapısı,

Sevgi yoksunluğu,

Bu tip çocuklarda yeterli sevgi ve şefkati alamadıklarından, güven ve yardımlaşma duygusu gelişmez. Her şeyden korkar, şüphe içinde yaşarlar.

Büyük filozof Thomas Karlayl, 90 yaşında iken şöyle yazmıştır;

Çocukluk yaşlarında annesini kaybetmesinin, kendisinde büyük eksiklik yarattığını, hayatta her şeyden korkan biri yaptığını belirtmiştir.

Her insan, sevmek, sevilmek ve cemiyet içinde itibarlı olam ister. Eğer bir insan bu olgulardan mahrum bırakılacak engellerle karşılaşırsa, önce kendi kabiliyetinden şüpheye düşer, çevre tarafından eleştirilirse onlara kızmaya başlar. Ancak bu kızgınlığını belli etmemeye çalışır. İçine atar. Bu içine atmalar biriktikçe, iç çatışmalar ve huzursuzluklara neden olur. bu da kişileri değersiz ve yalnızlığa iter. Bu durumda kişilerde

PANİK BOZUKLUK; Hasta her an kötü bir şeyle karşılaşacakmış gibi korkar.

AYRINTI (SENDROM) BOZUKLUK; Çevresinden gelen her türlü sözleri, hareketleri davranışları, ayrıntılı inceleyerek, yorumlamak ve kötü niyetli ve tehlikeli girişim olarak algılamaktadır.

Hasta kişiler bu davranışlarının farkındadırlar. Ancak tedbir alamazlar ve çözüm bulamazlar.

Belirtileri:

Nefes alma güçlüğü,

Göğüs kısmında sıkışma,

Uyuma zorluğu,

Yorgunluk, bitkinlik hali,

Konuşurken laf dokundurma alışkanlığı,

OBSESSİF BOZUKLUK;

Obsessif: kişinin benliğine, inançlarına ters düşen fikirleri zorla kabul ettirme girişimidir. Bu girişimleri bir türlü zihninden atamama halidir. Bu girişimin kişiliğini yok ettiğini, özgürlüğünün, yaşamının elinden alındığını düşünür ve farkında olmadan aynı şeyleri tekrar istem dışı yapma hastalığıdır.

Belirtileri:

Evden çıkarken, elektrik, su ve ocağın tekrar tekrar kontrol edilmesi,

Kapattığı kapının kilitlenip, kilitlenmediğini kontrol etme gereği,

Abdest alıp almadığı hususunda tereddüt etmek,

Sık, sık elini yıkamak,

Namaz kılarken kötü şeyler düşünmekten vaz geçememe,

Evdeki eşyaların simetrik ve düzenli durmasına özen göstermek,

Her an mikrop kapacakmış gibi eşyaları silmek,

Evdeki, ofisteki eşyaların her zamanki yerinde bulunmasına özen göstermek, hatta bunu bozanlarla hiç tereddüt etmeden kavga etmek,

PSİKOZLAR

Kişi hasta olduğunu bilmemekte ve telkin yoluyla kabul ettirilmektedir. Bu nedenle hastalığın tedavisi mümkün görülmemektedir. Bu hastalığın nedenleri de bilinmemektedir.

Dini kavramlara göre ise “şeytan”ın kişye musallat olması olarak açıklanmaktadır.

Bu hastalık da ikiye ayrılır;

Paranoid Bozukluk;

Şizofrenik Bozukluk;

PARANOİD BOZUKLUK;

Her yaşta, her kesimde ve her cinste görülen bir hastalıktır.

Kendilerine ve bilgilerine çok fazla güvenen kişilerdir.

Düşmanlık ve kıskançlık aşırı decede gösterirler.

Sağlam idrak ve irade gösterirler.

Sarsılmaz bir inançla ve inatla davranışlarını sürüdürürler.

İhtisas sahibi olmadıkları konularda rahatlıkla ve inatla fikir üretirler ve savunurlar.

Bulundukları makam ve mevkiyi başkalarının dolduramaycağına inanırlar.

Her girişim ve oluşumda mutlaka alternatif komplo teorileri üretirler.

Her çeşit girişim ve oluşuma güvensizlik içinde şüpheyle yaklaşırlar.

Kendisinin dışındaki diğer tüm kişileri güvenilmez, riyakar ve hilekar olarak değerlendirir ve ona göre yaklaşım içinde davranırlar.

Ani kişilik değişimleri ve davranış değişimleri, tutarsız davranışlar,

Haklılık sendromları,

Sürekli aleyhine kötü niyetli planlar ve girişimler oluşturulduğuna inanmak ve inandırmak,

Menfaate dayalı (endeksli) dostluklar. Bunun dışındakileri angarya gereksizlik olarak algılama,

Vefasızlık içerikli davranışlar,

Paranoid hastalarla çalışan ve birlikte yaşamak zorunda kalan kişilerde zamanla “Paranoid Bağımlısı” olabilmekte ve devam süresinin uzaması durumunda o da paranoid hastası olabilmektedir.

Paranoid hastalığının tek bir tedavisi vardır; O da, çok büyük başarısızlığın yaşanması ve tüm değerlerini yitirmesi neticesinde hastalığın farkına varması ile düzelebilir.

“Paranoid Bağımlılığı”nın tedavisi yoktur.

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

ŞİZOFRENİK BOZUKLUK

Kişide ilk belirtiler; davranış bozuklukları ile dikkat çeker, ardından; toplumdan uzaklaşma, aile fertlerine karşı görevini …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir