KAN

Normal bir insanın vücudunda 4 litre kan dolaşmaktadır.

ALYUVARLAR

Kana kırmızı rengi veren küçük küreciklerdir. Bol miktarda demir ihtiva ederler. Ömürleri 3-4 aydır. Ölen alyuvarlar karaciğer ve dalak tarafından parçalanarak dışarı atılırlar.

Alyuvarlar kemik iliğinde üretilirler.

Alyuvarlar Akciğerden aldıkları oksijeni en ücra dokulara kadar taşırlar. Burdaki karbondioksidi de alarak akciğere götürürler.

AKYUVARLAR

Kanı ve vücudu zararlı bakteri ve mikroplardan koruyan nöbetçilerdir. Vücuda giren mikropları öldürmek için kan ve damarlardan ayrılarak mikropların bulunduğu yerlere kadar giderek mikropları öldürürler.

Akyuvarlar kana herhangi bir özellik kazandırmazlar, kanda bulunmalarının nedeni vücudun her yanına gidebilmek (ulaşabilmek) için kan ile damarlarda yolculuk yapmak içindir.

Akyuvarlar dalakta lenf bezinde ve kemik iliğinde üretilirler.

KAN LEVHACIKLARI

Kan levhacıklarının ana görevi kanama olduğu zaman, hava ile temasa geçerek kanın o bölgede pıhtılaşmasını sağlayarak kanamayı durdurmaktır.

Kan levhaları kemik iliğinde üretilirler.

KAN PLAZMASI

Kanın sıvı kısmını oluştururlar. Vücut için gerekli olan bütün proteinler, yağlar, şeker, karbonhidradlar, vitaminler, hormonlar, antikorlar vb. maddeleri içinde barındırır ve taşırlar.

Karaciğer ve dalak tarafından üretilirler.

LENF (BEYAZ) KANI

Lenf kanı dalakta üretilir. Dalakta üretilen beyaz kan ince damarlar vağsıtası ile lenf bezinde toplanır. Lenf bezinde toplanan beyaz kan, göğüs kemiğinin altından çıkıp omurga boyunca uzanarak sağ ve sol köprücük kemiğinin altındaki toplar damarlarla birleşen “LENF KANALI”na boşalır.

Lenf kanalına boşalan beyaz kan tüm doku hücrelerine uğrayarak burada toplanmış olan zehirli ve zararlı maddeleri alarak Lenf bezlerine (taşırlar) götürürler. Lenf bezleri bu maddeleri parçalayarak yok ederler.

KÖK HÜCRE

Kök hücreler, insan vücudunda bulunan her türlü hücreye dönüşebilen ana hücrelerdir.

Vücudun her hangi bir yerinde yaralanma ve zedelenme olduğunda kök hücreler o bölgeye giderek oradaki zedelenmiş hücreye dönüşerek tahrip olmuş hücreleri tamir ederler.

Kök hücreler kanda, kemik iliğinde, karaciğerde yoğun olarak bulunurlar.

KANSIZLIK (ALYUVAR EKSİKLİĞİ)

Kanın içerisinde en önemli görevi ALYUVARLAR yapar. Bunun için kanın içinde Alyuvar sayısı (1 mm3 kanda 5 milyon civarında) yeterince olmalıdır. Alyuvarı meydana getiren demir miktarı da yeterince olmalıdır. Aksi takdirde alyuvarların en öenmli görevi olan OKSİJEN taşımayı tam olarak yapamzlar. Bedenimzi ve organlarımızın oksijensiz kalmalarına neden  olur.

Kansızlık denince vücudumuzdaki dolaşan kan miktarının azlığı akla gelmemelidir. Kandaki Alyuvar ve Alyuvarları meydana getiren Demir eksikliği anlamına gelir.

1 mm3 kanda bulunan Alyuvar sayısı,

Normal Alyuvar sayısı  = 5 milyon,

Hafif kansızlı sayısı                  = 4 milyon,

Orta kansızlık sayısı                 = 3 milyon,

Ağır kansızlık sayısı                  = 2 milyon,

Tehlikeli kansızlık sayısı            = 1 milyon,

Demir miktarı eksik olan alyuvarların rengi açık olur. Demir miktarı fazla olan alyuvarların rengi ise koyu olur.

Alyuvarların 5 milyondan fazla olması da eksiklik kadar tehlikelidir.

KANSIZLIK BELİRTİLERİ

–         Soluk renkli yüz,

–         El ve ayaklarda sürekli üşüme,

–         Kulaklarda çınlama,

–         İştahsızlık,

–         Çabuk yorulma,

–         Yaşamdan bıkkınlık,

NEDENLERİ

Çok yoğun kan kaybı, iç kanamalar veya uzun süren regl dönemleri,

Kan yapan organların iyi çalışmaması, (Dalak, Kemik iliği, Karaciğer)

Beslenmede demir oranı yüksek besinlerden yeterince yenmemesi,

Aşırı stres ve kaygı,

TEDAVİSİ

Bol miktarda siyah üzüm mamülleri ve kurusunun yenmesi,

Demir oranı yüksek besinler yenmesi, (Enginar, yulaf ezmesi, kayısı kurusu, havuç, ıspanak, mercimek, karaciğer, kırmızı et, yumurta.)

Kırmızı pancarda bol miktarda folikasit, potasyum, mangan ve magnezyum bulunur. Yoğun olarak demir ve bakır yapımına katkı sağlar.

KANSIZLIK – DEMİR EKSİKLİĞİ

ISIRGAN OTU

Kansızlık deyimi, damarlarda dolaşan kanın eksikliği çağrışımını yapar. Gerçekte ise kansızlık demek, kandaki alyuvarların sayısında ve alyuvarlara renk kazandıran proteinde azalma demektir. Demir bu maddenin en önemli elementidir.

Kansızlığın en belirgin başlıca belirtileri;

Derinin, mukozaların (dudak, ağız boşluğu, göz kapaklarının iç yüzü) belirgin derecede solgundur. Çabuk yorulma, çabuk sinirlilik, dikkat dağınıklığı, uyumakta zorlanma, el ve ayaklarda karıncalanma.

Kansızlığa neden olan faktörler;

Adet görme süresinin uzaması, demir eksikliği,

Demir eksikliği, kemik ilikleri tarafından yeni kan yapımını zorlaştırır.

Kan eksikliği giderilesi diğer bir anlamda demir eksikliğinin giderilmesinin en iyi yöntemi, ısırgan otu yemeli yada çayını demleyerek içilmelidir.

Bir tatlı kaşığı kuru ısırgan otu, bir bardak suya konur, su kaynama derecesine kadar ısıtılır. 7 dakika demlemeye bırakılır. Su süzülür ve bir çay kaşığı naturel bal karıştırılır ve içilir.

Her sabah ve gece yatmadan aç karnına içilir. Uygulama 7 gün yapılır. 3 gün ara verilir. Tekrar 7 gün uygulanır. İhtiyaca göre tekrarlanabilir.

Veya, bir tatlı kaşığı ısırgan tohumu havanda ezilerek, bir tatlı kaşığı balla karıştırılarak sabah ve gece yatmadan yenir. 7 gün yenir, 3 gün ara verilir.

LÖSEMİ – İLİK KANSERİ

Kemik iliği tarafından üretilen akyuvar (beyaz kan) ların dengesiz üremesine lösemi denir.

Lösemi kan kanseri olmayıp, kemik iliği kanseridir.

Kanserleşen ilik dokusu, normal olmayan yapıda ve sayıda kan hücresi üretir.

AKYUVAR (BEYAZKAN)

Kanı ve vücudu zararlı bakteri ve mikroplardan korur.

Gerektiğinde vücudun en ücra köşelerine kadar giderek (kandan ayrılarak) mikropları orada öldürürler.

Akyuvarlar; dalakta, lenf bezlerinde ve kemik iliğinde üretilirler.

Kanserleşen ilik dokusu, normal olmayan yapıda ve sayıda kan hücresi üretir.

ÖN BELİRTİLERİ

Hastalık önce, kan hücrelerinin anormalleşmesi ile başlar.

Hastalık erken dönemde belirti vermeyip, sonraki dönemlerde farklı fiziksel belirtiler ortaya çıkar.

Halsizlik, karın bölgesinde dolgunluk hissi ile baş gösterir.

EN BELİRGİN BELİRTİLERİ

Halsizlik, bedende zayıflama,

Baş ağrısı,

Karın bölgesinde dolgunluk hissi,

Kemik ve eklemlerde sızı ve ağrılar,

Deride kan birikintisi, ödemler.

TEDAVİ YÖNTEMİ

Hastalığın tedavisi, birinci derecedeki akrabadan uygun kemik iliği nakli ile mümkündür. Özellikle yaşlılarda tekrarlayabilen bir hastalıktır.

Bu hastalık, bayanlara göre, erkeklerde daha sık görülür.

50 yaşın üzerindeki hastalarda daha sık görülür.

Yaygın olarak genetik bir hastalık olarak bilinse de, gerçekte genetik bir hastalık değildir.

KIRLANGIÇ OTU (İLİK KANSERİ ÖNLEYİCİ)

Lenf kanseri,

Karaciğer ve dalağı zehirli maddelerden temizler.

ISIRGAN OTU

Kan temizleyici,

Demir eksikliğini giderici,

Kan yaptırıcı,

Kansızlık ve alyuvar eksikliğini giderici,

Tüm kanser hastalıklarını giderici,

AYNI SAFA

Lenf kanseri,

Lenf bezlerinin işlevini düzenler,

Kan temizleyici,

Eklem ve kemik ağrılarını giderici,

HİNDİBA

Karaciğer işlevini düzenler,

Kanın hücrelere ulaşmasını sağlar,

Potasyum eksikliğini giderir,

Vücudun güçsüzlüğünü giderir.

KULLANIMI

Bu bitkiler ince kıyılır ve eşit oranda karıştırılarak harmanlanır. Bir tatlı kaşığı bitki karışımı bir bardak suya konur ve su kaynama derecesine kadar ısıtılır. Su ocaktan alınarak 7 dakika demlenir ve çay süzülür.

İsteğe göre bir çay kaşığı doğal bal konur ve ılık olarak içilir.

Sabah, öğle ve gece yatmadan önce aç karına içilir.

NOT: Bu bitki karışımı, ilik kanserini tedavi etmez. Ancak; ilik kanseri nedeniyle sağlıksız ve dengesiz üreyen Akyuvarların kan ve organlara vereceği zarar (tahribat)ı önleyebilir. Aynı zamanda dalak ve lenf bezlerinin sağlıklı Akyuvar üretimine yardımcı olur.

KIRLANGIÇ OTU

BİLEŞİMLERİ

Uçucu yağ,

Chelidoxantin (sarı renkli boya)

Chelidonin,

Sanguinarin,

Berkerin-spartenin alkalitler,

ETKİLERİ

Yatıştırıcı-uyuşturucu,

Öksürük kesici,

Spazm çözücü,

Balgam söktürücü,

Bağırsak sancılarını giderici,

Siğilleri yok edici,

Göz yorgunluğu ve kızarıklıklarını giderici,

Safra kesesinin safra yapımını artırır.

KULLANIM BİÇİMİ

Taze bitkinin dal ve çiçekleri suda kaynatılarak elde edilen su süzülerek renkli şişelerde muhafaza edilir. İsteğe göre günde 2 bardak içilir.

Kırlangıç otu sütü siğillere sürülerek, siğile neden olan mikrop ve bakterileri öldürerek yok eder.

Taze kırlangıç otu (bir tatlı kaşığı dolusu) bir bardak suya konarak kaynatılır ve 7 dakika demlendikten sonra başa bir tülbent geçirilerek kase içindeki suya yaklaştırarak gözlere buğu banyosu yapılır. Bu uygulama gece yatmadan önce uygulanır.

YAN ETKİSİ

Taze olarak kullanılması durumunda faydalıdır. Kurumuş ve zaman aşımına uğramış kırlangıç otu faydalı olmayabilir. Dahilen (içilerek) fazla doz kullanımı bedeni zehirleyebilir.

EN FAYDALI ETKİSİ

Lösemi (İlik kanseri) tedavi edici,

Siğilleri yok edici,

Göz iltihaplarına faydalı olmaktadır.

Kırlangıç otu tıbbi ilaçları;

Chol-kugeletten neu,

Mediolax,

Panchelidon,

Cheihepar S.

Esberigal N.

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

TİROİD BEZİ

Tiroid (Timüs) bezi, sağ-sol tiroid ve timüs olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Tiroid bezi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir