Anasayfa / ORGANLARIMIZ VE ETKİLEŞİMLERİ / BEYİN / BEYNİMİZ VE SEROTONİN HORMONU

BEYNİMİZ VE SEROTONİN HORMONU

Beynimiz tarafından 100 üzerinde salgı salgılandığını belirtmiştik. Bu salgıların içerisinde yaşamamız için çok önemli olan SEROTONİ’ni incelemek ve görevini çok iyi irdeleme gereği duymaktayım. Çünkü serotonin insanın yaşam kalitesini yükselten; Huzur ve mutluluğun ana kaynağıdır.

SEROTONİN; Beyinde, Hipofiz bezinde, kandaki pıhtılaşma hücrelerinde ve bağırsaklarda bulunan bir maddedir.

SEROTONİNİN SALGILAMASINI SAĞLAYAN FAKTÖRLER;

Meditasyon v.b faaliyetler, içten bir gülümseme, iç huzur.

Sex ( orgazm şartlı)

Triptofan içerikli yiyecekler.

Derin nefes alma tekniği

Koşulsuz insan sevgisi

SEROTONİN SALGILANMASINI OLUMSUZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER;

Stres

Depresyon

Stafilokok bakterisi

Aşırı baskı

Aşırı alkol ve sigara alınması

Hiddet ve şiddet

Stresli ve depresif kişilerde serotonin hormon salgılanmasının durduğu tıp, tarafından kesinlikle ispatlanmıştır. Tesadüfen bulunan sinir sistemi ilaçlarının hastalıkların serotonin salgılarının arttığı tespit edilmiş ve sakinleştikleri huzura erdiklerini göstermiştir.

Aslında sinir ilaçlarının hastayı tedavi etmediğini, serotonin salgısını arttırdığı ( serotoninin hastaya iç huzur verdiği) teorisi ağırlık kazanmıştır.

Nasıl ki çeşitli salgıların azlığı veya çokluğu (dengesizliği) çeşitli organlarımızın dengesini ve sağlığını bozmakta, SEROTONİN salgısının azlığı da başta beynimiz olmak üzere çeşitli organlarımızın istem dışı bozuk çalışmasına neden olur.

Beynimiz, duygu, düşünce ve davranışlarımızı yöneten otonom (istem dışı) çalışan bir organımızdır. Beynimizin hastalanması demek; Duygu, Düşünce Ve Davranışlarımızın Bozulması Anlamına Gelir.

DESTEK HÜCRELERİNDEN OLUŞAN

YALANCI BEYİNCİKLER

ORBİTAL KORTEKSLER

Gözlerin hemen arkasındaki beyinciklere (Beynin ön kısmına) “ORBİTAL KORTEKS” denir.

Orbital korteksler iki şakak arasında yer alan “AMİGDAL” bölgesinde yer almaktadır.

ORBİTAL KORTEKSLER destek hücrelerinden meydana gelen yalancı beyinciklerdir.

DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

(ORBİTAL KORTEKSLERİMİZİN MEYDANA GETİRDİKLERİ)

Obsessif bozukluklar,

Panik bozukluklar,

Ayrıntı bozukluğu,

Psikiyatrik hastalıklar

Anoreksia

Keleptomoni (Çalma)

Uyku bozukluğu,

Konuşma bozukluğu,

Paranoid

Şizofrenik

Psikozlar

BEYNİMİZDEKİ LOBLARIN GÖREVLERİ

(ORBİTAL KORTEKSLERİMİZ)

 Görme işlevi                 –          Arka taraf                    –          Oksipital

İşitme                          –          Şakaklar                      –          Temporal

Düşünme                     –          Alın                             –          Frontal

Kas hareketleri –          Tepe                            –          Cerebellum

 

Beyin iki ana oluşumdan meydana gelmektedir:

-Esas beyin

-Destek hücrelerinden oluşan yalancı beyin (orbital korteks)

POZİTRON EMİSYON TOMOGRAFİSİ ANALİZİ

Bilim çeşitli insanların ve çeşitli faaliyetlerinde PET tekniği ile beyin filmini çekmiştir.

Davranış bozukluğu olanlarda orbital korkeks (yalancı beyin) denilen bölgelerinde çok yoğun faaliyet olduğu, daha fazla enerji harcadığı tespit edilmiştir.

Davranış bozukluğu olmayan kişilerde ise sadece esas beyin dediğimiz bölgelerde yoğun faaliyetler ve enerji harcaması tespit edilmiştir.

Bu araştırma da şunu göstermektedir;

Davranış bozukluğu olan kişilerde beyinleri gereksiz fazla hücre (orbital korteks) barındırmakta ve beyinleri normal insana göre daha yoğun çalışmaktadır.

SEROTONİN EKSİKLİĞİ İLE ORTAYA ÇIKAN

OBSESİF KOMPÜLSİF BOZUKLUKLAR

Serotonin bilindiği gibi, beyin, hipofiz bezi ve kandaki pıhtılaşma hücrelerinde salgılanır.

Serotonin, duygu ve düşüncelerimizi yöneten temel maddedir. Serotonin, insan yaşam kalitesini yükselten, huzur ve mutluluğun ana kaynağıdır.

Beyin ve hipofiz bezinde yeterince serotonin salgılanmaz ise, duygu ve düşüncelerimizde tutarsızlıklar ortaya çıkar ve huzursuz-mutsuz oluruz. Kısacası; huzursuz ve mutsuz olduğumuz zaman beyin ve hipofiz bezimiz serotonin salgılayamaz veya beynimiz serotonin salgılayamazsa huzursuz ve mutsuz oluruz. Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar teorisi kör döngüsü oluşur.

Serotonsiz bir insanda, duygu ve düşünceler tutarsızlaşır. Huzursuz ve mutsuzluk belirtileri başlar. Yaşam kalitesi bozulur ve neticede, kişilerde çocukluk yıllarından etkileşim aldığı OBSESİF KOMPÜLSİF tetiklenir ve obsesif kompülsif bozukluk (hortlar) başlar.

 

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞU TEDAVİSİ

VE OLUŞUMUN ÖNLENMESİ

En iyi tedavi ve oluşumu önleme metodu ne yazık ki bizlerin inisiyatifinde olmayan çocukluk yıllarında maruz kaldığımız; Baskılar, hakaretler, aile huzursuzlukları, bitmez tükenmez geçim sıkıntısı, kazanma-başarma hırsları, mesnedi olmayan paranoyak doğrular, töreler, aile ve çevre etkileşimleridir. Sözünü ettiğimiz bu olumsuz etkileşimler çocukluk yıllarımızda başımıza gelmemiş olsa OBSESİF KOMPULSİF diye bir hastalık bizler için hiç mi hiç söz konusu olmayacaktır.

Bu oluşumlar kaçınılmaz olduğuna göre, OBSESİF KOMPULSİF bozuklukta bizler için kaçınılmaz bir hastalık olarak ortaya çıkmaktadır.

Burada amaç hastalığın tedavisinden çok, hastalığın ortaya çıkmasını önlemek amaçlıdır. Çünkü; bizim gibi az gelişmiş ülkede yaşanan insanların aileleri, hem tutucu hem de örf ve adetleri doğrultusunda çocuk yetiştiren ailelerdir. Hal böyle olunca her 100 insandan 90 gibi yüksek oranda kişide gizli veya gizlenmiş, bastırılmış OBSESİF KOMPULSİF bozukluk bulunmaktadır. Her 100 Türk vatandaşının %90’nı diş hastası, boğaz hastası veya göz hastasıdır. Bunların ana nedeni de az gelişmişliktir.

SEROTONİN SALGISININ AÇIĞA ÇIKARILMA YÖNTEMİ İLE

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞUNUN

ORTAYA ÇIKIŞININ ÖNLENMESİ

Bilim ve Tıp tarafından, obsesif kompulsif bozukluğunun, SEROTİNİN salgısının azlığı veya serotininin bedenimizde bulunmasına rağmen yeterince etkili olmayışının neden olduğu (ortaya çıktığı) kesin olarak ispat edilmiştir.

Burada en önemli tez ise; vücudumuzda yeterince serotinin salgısı depolanmış olmasına rağmen neden etkili olamadığı, obsesin ortaya çıkmasını engelleyemediği biraz açmakta fayda görmekteyim;

Beyin, hipofiz bezi, gün boyu serotinin salgısı salgılarlar ve kendi ihtiyaçları ve diğer organların (kalp, göz, karaciğer vb) ihtiyaçları için kullanıma sunulur. Beyin ve hipofiz bezi zaman zaman (mutluluk anında, içten gülümseme, huzurlu zamanlarda) ihtiyaçtan fazla serotinin salgısı salgılarlar ve bu fazla üretilen serotininler SİNİR HÜCRELERİ UCUNDAKİ KESECİKLERDE (baloncuklarda) depolanırlar.

Sinir uçları keseciklerindeki depolanmış serotinin ihtiyaç duyulduğunda, (depresif davranışlar, huzursuzluk durumlarında) beyin ve diğer organların kullanımına sunulamaz ise buna tıp dilinde, serotinin olmasına rağmen “obsesif kompulsif’in ortaya çıkmasını engelleyemedi” olarak yorumlanmaktadır.

Obsesif kompulsif bozukluk tedavilerinde tıp uyarıcı ve ilaçları, hastalara kullandırarak sinir uçları keseciklerindeki depolanmış serotinini açığa çıkarttırarak beyin ve hücrelerin kullanımına sundururlar. Tıp da buna “RESEPTÖR” denir.

SEROTİNİN salgısı salgılanıp, beyin ve hücrelerin kullanımına sunulduğunda; Beyinde, mutluluk, sevinç, huzur gibi duygular ortaya çıkmakta, diğer taraftan 100’ün üzerinde kimyasal salgılar salgılanmakta, bu salgıları diğer organ ve sinir hücrelerimize göndererek o hücrelerin yeni salgılar salgılanmasını sağlarlar (kolların hareketi, gözün kapanıp açması, kulağın iyi işitmesi, derinin canlı kalması, midenin yiyecekleri sindirmesi gibi 100’lerce salgılar) her bir sinir hücresi başka sinir hücresini uyararak yeni salgılar salgılanır. Bu faaliyet zincirleme bir bayrak yarışı gibi nöbetleşe sürer gider. Teknolojik benzetme yapacak olursak bir elektrik ve telefon kablolarının birbirine bağlanması gibi ince ve uzun bir iletim hattı oluşturarak bir uçtan aldıkları elektrik ve sesleri dünyanın diğer yerlerine kadar ulaştırırlar. Bedenimizde eğer yeterince serotinin salgılanmış ise tüm bedenimizin ihtiyacı olan salgılarda salgılanacak demektir. Yeterince serotinin salgılanmamış ise bu defa vücudumuz hem serotinsiz kalacak, hem de tüm vücut sinir ve salgı bezlerinin salgılanacağı salgılar salgılanamayacağından, vücudumuz bağışıklık sistemi bozulacak. Bundan en yoğun beynimiz ve hücreleri etkileneceğinden ortaya davranış bozuklukları duygu ve düşünce bozukluğu akabinde huzursuz ve mutluluk ortaya çıkacaktır. Bu da OBSESİF KOMPULSİF bozukluğunun ortaya (hortlamasına) çıkmasına neden olacaktır.

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

ŞİZOFRENİK BOZUKLUK

Kişide ilk belirtiler; davranış bozuklukları ile dikkat çeker, ardından; toplumdan uzaklaşma, aile fertlerine karşı görevini …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir