Anasayfa / ORGANLARIMIZ VE ETKİLEŞİMLERİ / BEYİN / BAŞ AĞRILARI VE MİGREN

BAŞ AĞRILARI VE MİGREN

Baş ağrısı, çağlar boyu toplumların günlük, hatta saatlerle sınırlı yaygın sağlık problemlerinden biridir.

Stres yapan, stres hastalıklarının en yaygınıdır. Genellikle kişi güncel olaylardan (aile sorunları, elde edilemeyen istekler, iş yeri tartışmaları, trafik sıkışıklığı, geçim sıkıntısı vb.) etkilenir ve strese girer. Kişinin bedeninde ve organlarında bir seri bio-kimyasal – fiziksel değişimler olur. Stres başladığı anda beyin ve beyin hücrelerinin normalden fazla kana, oksijene ve bağışıklık salgılarına ihtiyaç hisseder. Beyin bu maddelerin tamamını aynı anda beden organlarından isteyince, bu maddelerin geçiş bölgesi olan ensemizde şiddetli ağrılar oluşur. Ensemizin dar oluşu ve kemik donatıları ile kaplı olması nedeniyle maddelerin geçişinde dar boğaz oluşur. Özellikle ensemizden vücudumuzun tüm sinirleri geçtiğinden, ensemizde ve sinirlerde çok ciddi enerji birikimi oluşur. Bu da ensemizdeki sinir ve kasları çok şiddetli gerer ve baş ağrısının başlamasını tetikler.

Bazen baş ağrıları enseden başlamayıp, alın bölgesinden başlar. Buna neden, beyin, stres mesajını alan ilk organımızdır ve beyin aldığı stresi ilk önce alın, yüz ve gözlere iletir. Eğer kişinin ense kökünde kireçlenme, fıtık ve benzeri rahatsızlıkları varsa, stresin ilk başladığında ense bölgesinde çok ciddi faaliyetler olmaktadır. Ense bölgesinde herhangi bir organizma rahatsızlığı yok ise, stres, ilk alın bölgesinde hissedilecek ve baş ağrısı alın bölgesinden başlayacaktır.

Stresin sebep olduğu baş ağrısı, kişiyi gereğinden fazla ( aile fertlerine, mesai arkadaşlarına, despot davranışlar gücenmeler, kosantrasyon bozukluğu, karamsarlık, kendini ifade edememe gibi psikolojik takıntılardan dolayı) yeni streslerin oluşumuna sebep olacaktır.

Yeni stresler, başın tüm çevresini bir çember gibi saracaktır. Baş ağrılarının uzun sürmesi ve sık sık tekrarlanması durumunda, baş ağrılarını geçmesi için kişiler yoğun olarak, uyuşturucu ihtiva eden ağrı kesici ilaçlar kullandığından, beyin damarlarında ve hücrelerinde tahribatlar ve yıkımlar olacaktır.

Baş ağrıları insanlarda, her yaşta görülen psikolojik bir hastalıktır.

Baş ağrılarına sadece bir neden sebep olmaz, bir kaç faktörün beyin üzerinde yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar. İlk tetikçi stresle başlar ve yeni streslerle katlanarak beyni sarar.

Buna en belirgin örnek; kişi hayal ettiği kariyeri, hayat standardını yakalayamamışsa, yakalamış ama yoğun borçlanmalara girmişse, iyi bir evlilik yapamamışsa, aile fertleri veya kendisi ciddi sağlık sorunları yaşıyorsa vb. kendisi ve çevresi ile sürekli çekişme içinde olacaktır.

Bunu sonucu da, stres ve baş ağrıları günlük rahatsızlık olmaktan çıkıp, müzmin (kronik) bir hastalığa dönüşecektir.

Baş ağrıları MİGREN hastalığının baş tetikçisidir.

Baş ağrısı arttıkça, ağrı olmaktan çıkmış ve psikolojik rahatsızlığa dönüşmüştür.

Migren hastası kişiler, çabuk gücenirler, çok zor affederler.

Obsessif hastalığı yaşarlar.

Sürekli ümitsizlik ve kaygı yaşarlar.

Tahammülsüzdürler.

En belirgin özelliği de, tertip-düzenlilik hastalığıdır. Bir diğer anlamı simetri hastalığıdır.

Sürekli tertipli düzenli ( oturdukları oda, eşyalar, masa üzerleri vb.) olma zorunluluğu hissederler.

Baş ağrılarının % 90’ını tansiyona (yüksek-alçak) bağlı baş ağrıları oluşturur. % 10’unu da migrene bağlı baş ağrıları oluşturur.

Tansiyona bağlı başağrıları ve strese bağlı başağrıları genellikle ensede başlar ve başın yanlarına doğru yayılarak şiddetlenir.

Migrene bağlı başağrıları ise, başın tepesinde ve alına doğru yayılarak ağrır. Migren ağrıları kafadaki damarların genişleyip büzülmesiyle, acı sinirlerini uyarması sonucu ortaya çıkar. Migren ağrısı şiddetli zonglayan bir ayrıdır. Migren ağrısı çoğunlukla mide bulantısı ve kusma ile ortaya çıkar.migren ağrıları kadınlarda adet dönemi öncesinde ve aşırı stres sonrası ortaya çıkar.

Baş ağrısına çok çeşitli olumsuz oluşumlar neden olmakla beraber, en yaygını hipofiz bezinin yetrince serotonin (iç huzur mutluluk salgısı) salgılamayışından kaynaklanır.

Partenolidler ve Trombositler serotonin salgılanmasını engellerler.

TEDAVİSİ

Baş ağrısına karşı en uygun bitki kediotu kökü, zencefil ve ginko biloba çayı ve hapları (kapsülleri)dir. Her iki bitki de beyne yoğun olarak kan ve oksijen gidişini artırarak ağrıyı kesebilmektedir. Kediotu kökü aynı zamanda iyi bir stres gidericidir. Görme bozuklukları, ses ve ışığa karşı aşırı duyarlılığa da neden olabilir.

Çiğ patates halka halka kesilerek alın ve şakaklara yapıştırılarak ağrı ve ateş düşürülebilir.

Mükemmeliyatçı kişiler de migren hastasılığı adayıdır.

Kırmızı biber: içindeki Kapsaikin sayesinde güçlü bir ağrı kesicidir. Kapsaikin doğal ağrı kesici olan endorfinin salgılamasını sağlar.

Ginko biloba ve kediotu kökü bitki çayı miğreni en iyi tedavi eden bir bitkidir.

Hakkında umtbilisim

Ayrıca Bakınız

MEDİTASYON VE DİNSEL YÖN. OBSESİF TEDAVİSİ

OBSESİF KOMPÜLSİF BOZUKLUKLARININ TEDAVİSİ  Bu yöntem, kişilere, toplumlara hatta ülkelere göre değişken sonuçlar verebilen bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir